Home » AKVARYUM DÜNYASI » Cichlid Hakkında

Cichlid Hakkında

CichlidAkvaryum

      Anavatanları Güney Amerika ve Afrika kıtasıdır. Levrek ile akraba olan bu balıklar doğada çok çeşitli renklerde bulunur. Güzel görünümleri ve çok çeşitli renk ve cinslerinin olmasından dolayı akvaryumlarda beslenirler. Ülkemizde bu türler “Ciklet” adı ile anılmaktadır.

     Boyları türlerine göre 2.5 cm den 100 cm ye kadar çıkabilir. Büyümeleri bulundukları ortamın genişliği ve beslenme olanakları ile doğru orantılı olarak artar. 29 derece ve sonrası sıcaklıklarda sağlıkları olumsuz yönde etkilenir. Anavatanları tropikal iklim olduğundan dolayı yüksek sıcaklığa dayanabilen balıklardır. Bu balıklar sadece kendi türleri ile beraber yaşayabilir, çünkü koruma içgüdüleri oldukça yüksek olduğundan farklı türlere zarar verirler.

     Yumurtalarını ağzına alarak, yavruların baş ve kuyruk oluşumları tamalanıncaya kadar 21 günlük süreyle hiçbir şey yemeden ağzında taşırlar. Yavru sayısı 20 ile 90 arasında değişir.

Akvaryum Dizaynı

      Bu balıkların akvaryum seçimini yapmadan önce doğal ortamlarındaki rahatlıklarını göz önünde bulundurmak gerekir. Doğadaki geniş ortamı sağlamak her ne kadar mümkün olmasa da onlara ne kadar geniş bir akvaryum ortamı sağlayabilirsek o kadar sağlıklı ve mutlu balıklar yetiştiririz. Ciklet balıklarının dışkılaması çok fazla olduğundan akvaryumları çok çabuk kirletirler. Hem bakımı, hem temizliği hem de balıkların sağlığı açısından, 100 litre suya 5 adet çiklet ideal koşulların sağlanması için uygundur. Bu 5 balığın bir tanesi erkek diğer dört tanesi dişi olarak seçilmelidir. Balıkların gelişimi, karışık ve kalabalık akvaryumlarda daha yavaş ya da hiç olmayacaktır. Akvaryumunuzun genişliğine göre bu sayıyı artırmalısınız.

     Çiklet balıkları, koruma iç güdüleri oldukça yüksek olduğundan dolayı gizlenmek isterler. Bunu sağlamak için akvaryum içinde kenarları keskin olmayan taşlar, mangrow kökleri ve bitkilere yer vermeliyiz. Hem görsel açıdan hem de balıkların mutluluğu açısından bu önemlidir.

       Akvaryumunuzun genişliğine göre iç veya dış filtre kullanma zorunluluğu vardır. Dış filtreler hem akvaryum temizliği hem de filtre temizliği bakımından önereceğim filtrelerdir. Fitre ne kadar kuvvetli olursa o kadar iyi olur. Dış fitre olarak kapalı devre filtreler kullanabileceğiniz gibi sump sistemi de kullanabilirsiniz. Dış filtre kullanımında da sump sistemini tercih etmenizi öneririm. Filtreler sürekli çalışmalı, su bol oksijenli tutulmalıdır.

    Ayrıca akvaryumda mutlaka bir ısıtıcı bulunmalı ve su sıcaklığı 25 ile 28 derece arasında olmalıdır. İdeal sıcaklık 27 derecedir. Akvaryum suyu haftada bir kez 1/3 oranında değiştirilmelidir. Eğer balıklarınız çeşme suyuna alışık ise mutlaka dinlendirilmiş (2-3 gün) çeşme suyu kullanmalısınız. Çeşme suyundaki klor balıklar için öldürücü olabilir. Çeşitli su bitkileri kum ve taşları kullanmanızda herhangi bir sıkıntı oluşmaz. Ancak kalsiyumlu kum kullanmanızı öneririm.

    Kum olarak midye kabuğu kırığı kullanabilirsiniz. Piyasada çeşitli büyüklüklerde rahatlıkla bulabileceğiniz kumlardır. Midye kırığı ile dere kumu karışımı da görsellik açısından uygundur. Çiklet balıkları akvaryumda kumu çok fazla karıştıran balıklardandır. Bu nedenle akvaryumda kum üzerine konulacak taşların dikkatli yerleştirilmesi gerekir. Zamanla balık tarafından taşınan kumları ile taşların dengesi bozulabilir. Bu nedenle akvaryum hazırlanırken önce taşlar yerleştirilmesi daha sonra kum koyulmalıdır.

Aquaclay Bitki Kumu

Beyaz Kalsiyum Karbonatlı Kum

Beyaz Quartz Kum

Deniz Çakıl Taşı

Dere Çakıl Taşı

Lav Kırığı

Mercan Kırığı

Midye Kırığı

Sarı Çakıl Taşı

Siyah Çakıl Taşı

Siyah Demir İçerikli Bitki Kumu

     Sizlere örnek olması açısından farklı dizayn edilmiş aşağıda birkaç akvaryum resmini ekliyorum.

resim1resim2resim3

Beslenme

     Ciklet balıkları için pet shoplarda çok çeşitli yemler bulmak mümkündür. Bu balıklar hem etçil hem de otçuldur hayvanlardır. Böyle olmasına rağmen protein ağırlıklı beslenmeleri uygun olur. Kabızlık gibi problemler ile karşılaşılmaması için  haftada bir en fazla iki sefer kaynamış bezelye yaprakları parçalanarak verilebilir ya da hazır bitkisel yemler kullanılabilir. Bunun için en uygun ıspanak yapraklarıdır. Ispanak gibi maydanoz sapı kereviz sapı, bezelye vb. yeşil sebzeler de verilebilir.

    Bu sebzeler haşlanarak iyice parçalanmalı ve bu şekilde verilmelidir. Özellikle yeni yavrulamış anneye ve yavrularına canlı yemler (artemia) verilmeli ve  ekstra gıda takviyesinde bulunulmalıdır. Balıklara bir gün içinde verilecek toplam yem miktarı eğer mümkünse 4-5 defa öğünler halinde azar azar verilmelidir. Ayrıca 15 günde bir balıklar bir gün yemlenmeden tamamen aç bırakılmalıdır. Bu sayede balıkların dolaşım sisteminin rahatlaması sağlanmış olur.

Akvaryum Temizliği

    Cikletlerin yemleme miktarına da bağlı olarak dışkılaması fazla olduğundan dolayı akvaryumun kısa zamanda kirlenmesi söz konusudur. Bu bakımdan dışkılar akvaryum tabanındaki kum ve taşların arasına sıkışacak ve zaman içerisinde sudaki dengenin bozulmasına neden olacaktır. Bu bozlma zehirleyici etki yapararak balıklarınızı öldürebilir. Bundan dolayı su değişimi yaparken (haftada 1/3 oranında) sifonlama yöntemi ile taban kumu karıştırılmalı ve aralarında biriken dışkılar çekilen su ile birlikte dışarı alınarak temizleme yapılmalıdır.

Sifon1

Sifon2

Sifon3

     Akvaryum içinde, taşlar üzerinde ve camda oluşan yosunların balıklar açısından bir zararı yoktur. Balıklar bu yosunlarla beslenirler ancak, kötü görünümleri nedeniyle temizlenmelidir. Bu temizleme işlemin akvaryum suyunun 1/3 ünü boşaltıktan sonra yapabilirsiniz. Taşlardaki yosunları bulaşık süngeri ile temizleyebilirsiniz. Camdaki yosunları temizlerken daha dikkatli olmak gerekir. Çünkü bu temizlik sırasında camın çizilmesi sonucu ile karşılaşabilirsiniz. Temizlik bitip her şey güzel görünüyor gibi gelebilir fakat suyu doldurunca çizik bir cam zevkinizi bozabilir. Akvaryumda kapalı devre dış filtre kullanılıyorsa, filtresinin bakımını 2 haftada bir yapmalıdır.

    Bu temizlik sırasında filtre malzemeleri sıcak su ile uvuşturarak yıkanmamalıdır. Unutmayın ki filtre içindeki biyolojik çevrimin tekrar oluşması uzun sürer ve bu da akvaryumun yeterince temizlenmemesine denen olur. Filtre malzemeleri özellikler en üst kısımda bulunan ve pis su ile ilk karşılaşan malzeme iyi temizlenebilir. Hatta mümkün ise yenisi le değiştirilebilir. Diğer malzemeler ise hızlıca sudan geçirilmeli ve tekrar kullanılmalıdır. Akvaryumda dış filtre olarak sump kullanılıyorsa, su girişinin olduğu elyaf 2-3 günde bir yenisi ile değiştirilmelidir. Diğer malzemeler sizi en az bir yıl idare edecektir. Ben sump kullanıyordum ve dediğim gibi elyafı 2-3 günde bir bilemediniz en fazla haftada bir mutlaka değiştiriyordum.

    Derin temizliği ise senede bir yapıyordum, yeterli oluyordu. Akvaryum hiç bir zaman yıkanmamalı ve temizlemek için kimyasal maddeler (deterjan, çamaşır suyu, sabun vb.) asla kullanılmamalıdır. Sadece çamaşır suyu dezenfekte amacı ile kullanılabilir. Örneğin dışarıdan akvaryum içine koyacağınız bir kaya, odun parçası yada canlı bitki aldınız. Bunu evde akvaryuma koymadan önce bir kovaya koyun ve üzerini su doldurun. Daha sonra 5 lt suya bir kapak gelecek şekilde çamaşır suyu (annelerimizin hipo olarak adlandırdığı katkısız türden olmalı) ilave ediniz. Parçalar suda 5 dakika bekledikten sonra temiz su ile durulayın ve akvaryuma koyun. Bu sayede dışarıdan gelecek bakteri ve hastalıkların sizin akvaryumunuza girmesini önlemiş olursunuz.

Üretimi

      Ciklet balıkları 1 yaş civarında üreme dönemlerine girerler. Genellikle erkekler dişilerden daha gösterişli daha canlı renkli, daha büyük olup anal ve sırt yüzgeçleri dişilere göre daha uzun ve sivridir. Dişi erkek oranı olarak 1 erkek 4-5 dişi tavsiye ederim. Üreme döneminde balıklarda yumurta tüpçükleri çıkacaktır. Bu dönemde balıkların üreyeceğini anlayabilirsiniz. Hazır olan dişi erkeğin çağırdığı bölgesine gider ve burada çiftleşme dansı yaparlar. Dişi yumurtalarını  dökerken erkek bir taraftan dölleme yapar ve diğer yaklaşan balıkları oradan kovalar.

    Dişi döllenmiş yumurtaları ağzında toplar ve kuluçka dönemi başlar. Kuluçka dönemi bu balıklarda 20-25 gündür. Seri üretimde dişi balığın fazla hırpalanmaması ve daha fazla yavru alımı için erken kusturma ve anne ağzı dışında kuluçkalama yapılır. Bu süre 8-10 günden önce olmamalıdır. İdeali 14 gündür. Balık ağzında sürekli olarak yavrularını azaltıyorsa veya yavruları her seferde yutuyor / tükürüyor ise 4. günden sonra kusturulmalıdır. Ne kadar erken kusturursanız yumurtaların mantarlaşma olasılıkları o kadar yüksek olacaktır. Yeni doğan yavrulara karınlarındaki yumurta sarısı yok olduğunda tercihen artemia verilmesi yerinde olacaktır. Fakat toz haline getirilmiş yemlerden de kullanabilirsiniz. Balıklarınız ortalama ayda 1-1,5 cm arasında büyümelidir.

      27 – 28 derece su sıcaklığında üreme faaliyetleri başlar. Ağızında yumurta taşıyan ve kuluçka dönemini geçiren balıklardır. Dişilerin, yumurtlama döneminde beslenmeye olan ilgisi azalır, bu yüzden onun için zorlu bir süreçtir. Yumurtlama gerçekleştikten sonra yavruları ile beraber ayrı bir bakım ve özene ihtiyaç duyar. Bu işin ticaretini yapanlar kusturma yöntemini kullanarak yumurta verimini ve yavru sayısını artırırlar.

    Evinizde onlara güzel ve geniş bir ortam sağlayarak doğal yollardan üremelerini sağlayabilirsiniz. Kusturma yöntemini evde hiç denemedim. Tamamen doğal yöntemler ile yavru aldım. Kusturma işi ayrı bir bilgi ve beceri gerektirir. Başarılı olma şansınız ancak tecrübe ile artar. Ayrıca diyelim ki başarılı oldunuz, bir seferde çok fazla yavru ile karşı karşıya kalırsınız. Eğer ticaretini yapmıyorsanız evde bu kadar çok sayıda yavruya bakmak için oldukça fazla yere ihtiyacınız olacak.

      Yumurtadan çıkan yavrular ile anne özel olarak ilgilenir. Bu durumda anne ve yavruyu ayrı bir akvaryuma koymalı ve boyları yaklaşık 1.5 cm e gelene kadar diğer balıklar ile beraber bakılmamalıdır. Anne yavrularını yemez ancak diğer balıklar savunmasız yavruları yiyecektir.

 yavru1yavru2yavru3

       Akvaryumunuzda üretim amaçlı besleme yaptığınızda ırkın saf kalmasını sağlayabilmek için aynı türdeki balıkları beslemeye dikkat edin. Özellikle küçükte olsa çoğaltarak satış yapmayı düşünüyorsanız ırk özellikleri bozulmuş yavruların satılması zordur yada düşük fiyattan gidecektir. Bunun yanında ırkının tüm özelliklerini göstereni sağlıklı ve gösterişli balıkların satılması da o kadar kolay olur. Aynı özellikler balık alırken de dikkat etmelisiniz. Alacağınız balığın cinsini belirledikten sonra biraz araştırma yapıp özelliklerini, vücut yapılarını, olması gereken renklerini ve dişi erkek ayrımını öğreniniz. Alırken bizzat görerek kendi seçiminizle ya da bildiğiniz, tanıdığınız kişilerden güvenerek balık almanızı tavsiye ederim.

Hastalıkları

      Ciklet balıklarını sağlıklı bir şekilde yaşamalarını sağlamak için akvaryumun tüm ekipmanlarının bakım ve temizliğini zamanında yapmalı, ideal su sıcaklığı 27 derecede olmalı, su ve filtre pompaları sürekli açık olmalı ve suyu bol oksijenli olacak şekilde havalandırmalısınız. Yemlerini düzenli bir şekilde vermeli ve  hazımlarını kolaylaştırmak adına yeşil sebzelerden kaynamış ve kıyılmış olarak verilmelidir. Hasta görünen hayvanlar, diğerlerinden ayırmalı ve onlara ayrı bir özen gösterilmelidir. Su değişimlerinde ve takviyelerinde dinlenmiş su kullanılmalıdır. Tüm bunlara dikkat ettiğiniz taktirde balıklarımız hastalığa kolay kolay yakalanmazlar.

       Balıklarda hastalıklara yakalanmalarının en önemli sebebi strestir. Sitres sonucunda balık metabolizmasında birçok değişiklikler olur ve dış etkenlere karşı zayıf duruma düşerler. Bu durumda stres yokken akvaryum içinde mevcut bakteriler balığa zarar vermezken, stres sonucunda zararlı duruma dönüşebilirler.

 Balıklarda stresin sebeplerini şöyle sayabiliriz.

  1. Balık başına düşen su miktarının az alması. (Akvaryum hacmine göre fazla balık bulundurmak)
  2. Balık türüne göre su değerlerinin (Ph, Kh gibi) ve sıcaklığının uygun olmaması.
  3. Barışçıl ve saldırgan türlerin bir arada  beslenmesi.
  4. Dinlendirilmemiş su kullanımı.
  5. Ani sıcaklık ve su değerlerindeki değişler.
  6. Sürü olarak yaşamaya alışkın türlerin tek bırakılması.
  7. Sudaki oksijen miktarının azlığı.
  8. Fazla ilaç ve kullanımı.
  9. Uygun yem kullanılmaması.
  10. Sudaki amonyak, nitrat ve nitrit oranının yükselmesi.

       Tüm bunlara rağmen balıklarımızın yakalanabileceği hastalıkları basitçe aşağıda anlatmaya çalıştım. Anlatmaya çalıştığım hastalıklardan mantar, beyaz benek ve yüzgeç erimesi hastalıklarını bizzat yaşadım. Bu hastalıkları ilk gördüğüm zamanlarda birçok balık kaybettim. Sürekli okudum, araştırdım ve sordum. Sonunda hangi hastalıkta nasıl davranmam gerektiğini ve hangi ilaçları kullanmam gerektiğini buldum. Anlatacağım diğer hastalıkları yaşamadım ama yaşarsan nelerle karşılaşacağımı öğrendim. Sizler hiçbir zaman hastalık gelmeyecekmiş gibi davranmayın.

    Sık karşılaşılabilecek hastalıklar için gerekli ilaçları elinizin altında bulundurun. İnşallah kullanmanıza gerek kalmaz ama tedbiri elden bırakmayın. Mutlaka evinizin bir köşesinde karantina için bir akvaryumunuz hazır bulunsun. Akvaryumunuza dışarıdan balık ilave ederken iki kere düşünün. Balıklarınızı her zaman aynı yerden almaya çalışın. Farklı yerden alıyorsanız da mutlaka önce karantina akvaryumunuzda tutun. Ana akvaryumunuz ile karantina akvaryumunuz arasında belli oranlarda  su değişimi yaparak dışarıdan yeni gelen balıklarınızın sizin akvaryumunuzdaki bakterilere alışmasını sağlayın. Tüm bunlara rağmen yinede hastalığa yakalanıyorlarsa hastalık teşhisini iyi koymaya çalışın. Unutmayın; hastalığı iyileştirmektense hastalığın akvaryumunuza gelmemesi için yapacaklarınız daha önemli ve kolaydır.

Mantar

mantar1mantar2

      Mantar sporları her zaman akvaryum suyunda bulunurlar. Balığın mukoza zarı zarar görmediği taktirde balıklara zarar veremezler. Yani sağlıklı bir balık için tehdit unsuru oluşturmaz. Mukoza mantarların balığa bulaşmasını önleyen doğal bir salgı kalkandır. Mantarlar ise balığın derisinde tutunabilir ve deride bir çizilme (akvaryum içindeki taş, kaya vb. materyallerden kaynaklı) veya mukoza salgı problemleri olduğunda balığı etkiler.

      Nakil sırasında oluşan çizikler yada yaralanmalar sonucunda balık risk altında olur. Bu nedenle dışarıdan aldığınız balığı direk akvaryumunuza koymayın. Mutlaka karantina akvaryumu kullanın. Hastalığın seyrini beklemeden akvaryumculardan temin edebileceğiniz mantar ilaçlarını bu karantina akvaryumunda kullanıp, bemiks kompoze ampul yardımı ile derinin veya mukozanın tamirine yardım etmeliyiz. Akvaryumculardan edinebileceğiniz ilaçlar mukoza zarını koruyan ve hafif sıyrıkları hemen kapatmaya başlayan bir bileşim içerir. Çok fazla çeşitleri vardır. En güzeli bu ilaçları akvaryumcunuza sorarak almaktır.

     İlaç tedavisinin yanı sıra ısıyı kademeli olarak günde 2 derece artırarak 30 derece civarına çıkartabilirsiniz. Bu sıcaklıklarda mantar yaşayamaz. Tüm ilaçlar gibi mantar ilaçlarını kullanırken yüksek havalandırma yapınız. Tedaviyi ana akvaryumda yapacaksanız ve akvaryumunuzda vatoz varsa çıkartılıp uygun miktarda kaya tuzu suya karıştırmalısınız. Hastalık kaybolana kadar her gün 1/5, hastalık kaybolduğunda ise 1/3 dip çekimi uygulamanız da faydalı olacaktır.

    Bemiks kompoze ampul balığın derisinin ve mukozasının oluşumuna yardımcı olacak bir unsurdur ve asla tek başına tedavi edici değildir. Karantinaya alma amacı, hastalığın digger balıklara yayılmasını engellemektir. Hastalık diğerlerine bulaşmamış görünse bile karantina tankı yanında ana tanktada ilaç kullanımı ve dip çekimi faydalı olacaktır. Bemiks kompoze ampul B vitamin olduğu için, ana akvaryumunuzda hastalık olmasa da ara sıra (örneğin ayda bir ampul) koruma amaçlı kullanmanızda fayda vardır.

     Ek olarak bazı durumlarda aşırı stres mukoza salgısını bozduğu için sadece streste mantar hastalığına sebep olabilmektedir. Böyle bir durum sezildiğinde aynı tedavi yönteminin yanı sıra stresi gidermek için gerekli önlemlerde alınmalıdır.

Beyaz Benek

beyazbenek1beyazbenek2

     Balığın üzerini küçük beyaz kum parçaları ya da hava kabarcıkları kaplamış gibi olur. Balıklar üzerinde bu parazitler varken aniden dibe doğru dalış  yaparlar.

    Beyaz benek yapıştığı yerdeki deriyi yok ederek vücut sıvısına ulaşır ve beslenir. 0.5mm den 1.5 mm ye kadar olabilirler. Gelişmiş parazit balıktan ayrılır, sakin bir yer bulur ve kendini akvaryum içinde bir nesneye yapıştırabilir. Ardından bölünmeye başlar ve suyun sıcaklığına göre 8-24 saat içinde sayısı 1000 lere ulaşır. Yeni parazitler 30 – 50 mikron arası olurlar ve yeni balık avına çıkarlar. Eğer 48 saat içinde yeni bir konak bulamazlarsa ölürler. Üzerindeki balık ölürse balığı birkaç saat içinde terk ederler.

     Stres, kötü su koşulları, ani sıcaklık değişimleri, balıkların taşınması balığın direncini kırar ve bu parazite açık hale getirir. Dışarıdan yeni getirilen balık aniden beyaz beneğe yakalanabilir. Bu akvaryumdaki mevcut parazitlerden olmuştur ancak genelde satıcı bu durum için haksız yere suçlanır.

     Tedavi için balık tolere edebilecekse sıcaklık yavaş yavaş 32 dereceye kadar çıkarılmalı ve sıcaklık en az 10 gün bu şekilde tutulmalıdır. Sıcak suda oksijen daha az çözündüğünden çok iyi havalandırma yapılmalıdır.

     Malahit yeşili(Metilen mavisi ile farklı maddedir karıştırmayınız.) ile tedavi daha uygundur ve balık metabolizmasına daha az zarar verir. Standart olarak 1.5 gr. Malahit yeşili bir litre suda eritilir. 100 litrelik akvaryum suyuna 6 ml olarak eklenmelidir. Ardından 3. 6. ve 9. günlerde 3ml olarak tedavi sürdürülmelidir. 12. gün 1/3 lük su değişimi yapılmalıdır. Tedavi esnasında havalandırma arttırılmalı ve ışık yakılmamalıdır.

 Yüzgeç Erimesi

yuzgecerimesi1yuzgecerimesi2

      Hastalığın sebebi bakteriyeldir. Yüzgeç erimesi, balık hastalıkları arasında en genel olan ve en bilinenlerindendir. Bir çok bakterinin neden olduğu bu hastalık, diğer hastalıklarla eş zamanlı olarak görülebilir. Çoğunlukla tedavi edilebilen bu hastalık, önemsenmez ve tedavi yoluna gidilmezse, enfeksiyonlu balığın ölümüne ve tanktaki diğer balıkların da enfeksiyon kapmasına sebep olur.

     Balıkta yüzgeç kenarları beyazlaşır, yüzgeçler yıpranır, yüzgeç sapları iltihaplanır hatta tüm yüzgeç eriyebilir. Yüzgeç zaman içinde giderek hasar görür ve kısalır. Yüzgeç kenarları beyazlaşmaya başlar ve pamuk ipliği görünümü alır. Enfekte bölgeler, kırmızı ve iltihaplı olur. Hastalığın ilerlemesiyle doğru orantılı bir şekilde, yüzgeç eridikçe, kanayan, açık yaralar ortaya çıkabilir.

    Hastalığa sebep olan şartların düzeltilmesi, su değişimi, antibiyotik tedavisi, akvaryum tuzu kullanımı bu hastalığın tedavisinde kullanılır. Yüzgeç erimesi, sadece balığın yaşadığı stresten dolayı meydana gelebileceği gibi, genellikle hastalığın ortaya çıkması, düşük su kalitesinden kaynaklanır. Akvaryuma normalden fazla sayıda balık konulması, düzensiz ve/veya aşırı yemleme, balığın bir yere aktarılması ve el ile tutulması gibi nedenlerden dolayıda ortaya çıkabilir.

     Tedaviye, akvaryum suyunun değişimi ve su koşullarının stabil olduğundan emin olunması ile başlanabilir. Eğer dipte yem artığı varsa, vakum ile bunları çekmeli, aşırı yemlememeye özen göstermelisiniz. Balıklara verdiğiniz yemin bayat olmadığından emin olunuz. Balık yemleri, paketleri açıldıktan sonra, hızla vitamin içeriğini kaybetmeye başlar. Balığınızı kaliteli ve taze yem ile az miktarda yemlemelisiniz.

      Suyun ısını ve pH ını sık sık ölçerek balığınız için uygun değerlerde olduğundan emin olunuz. Özellikle düşük yada yüksek pH oranı balıkları ciddi şekilde strese sokmakta ve bu hastalığı tetiklemektedir. Uzun yüzgeçli balıklarda, su ısısının düşüklüğü de yüzgeç erimesine neden olabilir.

     Antibiyotikler hastalığın tedavisi için tek başlarına yeterli olacaktır. Bu hastalık için, Chloramphenical, Oxytetracycline ve Tetracycline iyi birer antibiotik seçimi olabilir. Bu hastalıktan korunmanın en iyi yolu, sürekli kaliteli su şartları sağlamaktır. Akvaryum suyunuzu düzenli olarak değiştirin ve dip çekimini aksatmayın. Akvaryumunuzun kimyasını sürekli takip edin. Tankınızı fazla kalabalık tutmayın ve balıklarınızın kavgaya yönelik davranışlarını sürekli takip edin.

 Dış Parazit 

     Sık görülen bir hastalıktır. Diğer dış parazit kaynaklı hastalıkların aksine, balığa bulaşması için stres bir etken değildir.

      Gözle rahatlıkla görülebilen bir dış parazit vardır. Balığın vücuduna yerleşir ve asalak olarak orada yaşam gereksinimlerini balıktan sağlar. Diğer dış parazit hastalıklarından farkı, balık üzerinde tutunduğu noktadan ayrılmaması, yer değiştirmemesidir.

     Parazit balığın vücudundan bir cımbız yardımı ile çekilir. Çekme işleminde  dikkatli olunmalıdır. Parazitin vücudunda parçalanma olursa, bir kısmı balığın üzerinde kalır ve enfeksiyona veya balığın ölüme sebep olabilir. Parazit balıktan alındıktan sonra yara iyot ile güzelce temizlenmelidir. Bu aşamada balığı elinize almalısınız. İyot kullanımının amacı, yaralı bölgede enfeksiyon oluşmasını engellemektir. Sonrasında yaralı bölgeye “neosporin antibiyotik merhem” uygulanmalıdır. Tüm dış parazit hastalıklarında olduğu gibi tuz banyosu faydalıdır.

     Tedavi sonrasında her ne kadar gözle gördüğümüz paraziti balıktan ayırmak kolay olsa da, parazit larvalarının tankta barınıyor olması kuvvetle muhtemeldir. Özellikler hastalığın seyrinin ileri aşamalarında tedaviye başlamışsak, hastalığın tekrarlama riski çok yüksektir. Tanktada temizlik ve ilaçlama uygulanmalıdır. Tank temizliğinde yapabileceğimiz tek şey malzemelerin  kaynatılması yada yenileri ile değiştirilmesidir. Tank boşaltılıp iyice yıkanmalı ve kum mutlaka değiştirilmelidir.

      Hastalığın tedavisi sonrasında balıkta açık yaralar oluşacaktır. Bu yaralarda enfeksiyon oluşmasını önlemek için balık ayrı bir karantina akvaryumuna  alınmalıdır. Balıklara vitamin takviyesi uygulanmalı, gerekli durumlarda ilaçlama yapılmalı, mukoza salgısını düzenleyecek antibiyotik kullanımına gidilmesi gerekir.

Malawi Bloat

Malawi Bloat1Malawi Bloat2

      Afrika Cichlidleri arasında en çok görülen ve en sıkıcı olan hastalıktır. Şunu söylemeliyim ki Malawi Bloat sadece Malawi Cichlidlerini değil, diğer Afrika Cichlidlerini de etkileyen bir rahatsızlıktır. Bu ölümcül hastalığa yakalanan tüm Afrika Cichlidlerinin en hassaslarının, temelde bitkisel beslenen balıklar olduğu görülmektedir.

      İlk belirti genellikle iştahın azalması olur. Eğer bu aşamada tedavi başlamazsa hastalığın diğer özellikleri de baş gösterir. İkinci safhadaki belirtiler, karında anormal şişkinlik, sık nefes alıp-verme, diğer balıklardan ayrılmak, yüzde beyaz çizikler, tankın dibine çöküp öylece yatmak ya da su yüzeyine yakın bölgelerde dolaşmak, balığın anüsü etrafındaki kızarıklıklar şeklinde gösterilebilir. Bu safhadaki belirtiler, hastalığın oldukça ilerlemiş olduğu anlamına gelir. Hastalık bu kadar ilerlemiş ise geç kalınmış olabilir, dolayısıyla önemli olan ilk belirtiler ortaya çıktığında çabucak tedaviye geçmektir. Aksi takdirde rahatsızlığa yakalanmış balığın ölümü kaçınılmazdır. Bu aşamada balık 24 ile 72 saat içerisinde ölür.

      Bu hastalığın temelde 3 nedeni vardır.

  1. Stres,
  2. Aşırı tuz kullanımı,
  3. Yanlış besleme diyeti.

      Balığınızın yeme karşı olan isteğini kaybettiğini gözlemlediğinizde hemen ana akvaryumdan  ayırmalı ve tedaviye başlamalısınız. Bu hastalığın tedavisi için iki etkili yol bulunmaktadır. Birincisi ve en çok kullanılanı Metranidazol, ikincisi ise Clout. Tedaviye başlamadan önce 1/3 su değişimi yapılmalı, havalandırma arttırılmalı, takip eden günde ise 1/2 su değişimi yapılmalıdır. Biyolojik filtrasyon yapan ekipmanlarınızı da bu süre boyunca durdurmak gerekir. Eğer kullandığınız  akvaryum tedavi amaçlı bir tank ise 1/3 su değişimini yapmak gerekmemektedir.

    Tedavinin devamı süresi boyunca su değişimi yapmayacaktır. Tedavide ilave olarak kullanacağınız her iki ilacın yanında kaya tuzu ve epson tuzu karışımı  kullanılması önerilir. Her 40 lt suya bir avuç dolusu tuz kullanımı gerekir. Epsom tuzu , doğal bir müshildir ve bloata yakalanmış olan balığın karnındaki şişkinliğin inmesine katkı yapacaktır. Tedaviyi Metranidazol ile yapıyorsanız , ilacı her 40 lt  su için 100 mg uygulayın. Eğer balık bir hafta içinde ölmez ise kendini tamamiyle toparlayacaktır. Balığın durumundan kurtulup kurtulmayacağı zaten belli olacaktır.

     En belirgin iyileşme göstergesi yeme karşı artan ilgidir. Tedavi sırasında akvaryumda UV cihazı ya da aktif karbon kullanıyorsanız çıkarmanızı öneririm. Eğer vücuttaki iltihap çok şiddetli değilse 3 günlük Clout tedavisi yeterli olacaktır. Şiddetli ise genelde 5 günlük tedavi yeterlidir. 5 günlük tedavinin de yeterli gelmediği bir durumda ise tedaviye vereceğimiz 2 günlük aradan sonra aynı tedaviyi tekrar uygulamak gerekir.Tedavi bittikten ve son dozu vermenizin üzerinden 24 saat geçtikten sonra son bir kez daha su değişimi yapınız. Her iki ilaç da bloata karşı etkilidir. Clout , özellikle balıklar için üretilmiş güçlü bir ilaçtır.

Çeşitleri

124567891011121314

yorumyap
baslik.png

  
        
          
  • Tattoo Ervin

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.