Discus üretimi, ilgi ve sevgi isteyen, özel ortamların oluşturulması ile yapılabilecek bir üretim şeklidir. Bu amaçla özel olarak hazırlanmış ve diğer balıklardan ayrılmış ortamlar gerekir. Üretim akvaryumu için herkesten duyabileceğiniz 50 x 50 x 50 ebatları en çok kullanılan ebatlardır. Bu ebatlarda tutulan su miktarı 110 ile 120 lt arasında değişir. Yetişkin bir balık başına 50 lt su ideal su miktarıdır. Ayrıca bu ebatların bakım için uygun değerlere sahip olması da yaygın olarak kullanılmasını sağlamıştır.
Üretim akvaryumları camdan üretilir. Filtre malzemesi olarak pipo filtre kullanılır. Ben bu şekilde kullanmak istemedim. Sump sistemi üzerinde olan, su devir miktarını kendimin ayarlayabileceği bir akvaryum yapmak istedim. Ayrıca camı işlemenin zor olması beni bir çok yönden kısıtlamaktaydı. Böylece farklı malzemelere yöneldim.
Ben üretim akvaryumlarımı pleksiglas malzemeden üretiyorum. Kesmesi, delmesi, işlemesi kolay bir malzeme, ayrıca cama göre çok hafif. Kötü yanı cama göre iki kat daha pahalı olması. Bu dezavantajına rağmen yinede kullanmaya karar verdim. Buradaki yazımda da üretim aşamalarını ve bazı inceliklerini, kullanım detaylarını anlatmaya çalışacağım.
Üretim akvaryumunda 8 mm şeffaf pleksiglas kullanıyorum. Ayrıca akvaryumlarımı yandan sump sistemi olacak şekilde üretiyorum. Sump ile akvaryum arasındaki ayırma plakası olarak da 4 mm beyaz pleksiglas kullanıyorum. Bu sayede sump içindeki koyu renkli malzemeler yavruların ilgisini çekmiyor. Aslında ön cam hariç diğer tüm camlar için beyaz pleksiglas kullanılabilir. Bu sayede dış hareketlerden etkilenmemeleri ve diğer akvaryumlarda duran balıkları görmemeleri için kaplanmalarına gerek kalmaz.
Üretim akvaryumu ebatları sump sistemli olduğu için 50 x 60 x 50h şeklinde. 60 cm olan kısmın 10 cm sini sump için kullanıyorum ve beyaz pleksiglas ile arayı bölüyorum. Bu ebatlara göre tüm ölçülerimi ayarladıktan sonra kloroform yardımı ile yapıştırma işlemini yapıyorum. Kesmek için daire testere kullanıyorum. Kloroform ile yapıştırma işlemi hızlı ve iki yüzeyi kaynaştırarak olduğu için kurumasını beklemek gibi bir zamana gerek yok. Yapıştırma işlemini tamamladıktan sonra ertesi gün kullanabiliyorsunuz. Sadece kullanmadan önce kloroformun tamamen uçması ve kuruduktan sonra su ile iyice yıkanmasını tavsiye ediyorum. Nede olsa kloroform kimyasal bir madde.
Yapıştırma işlemi sırasında delik açmam gereken yüzeyler olursa önce delikleri açıyorum daha sonra yapıştırma işlemini yapıyorum. Çünkü bazı delikleri açmak için yapıştırma işleminden sonra matkabın aralara girmesi zor olabilir. Ayrıca basit bir el pürmüzü ile ısıtarak istediğim şekilde pleksiglas malzemeyi bükmem mümkün. Aşağıdaki resimde yaptığım üretim akvaryumunu çizerek anlatmaya çalıştım.
Üretim akvaryumu içinde filtre sistemi olarak pipo filtre kullanıldığı zaman yavruların zarar görmesi engellenebilir. Fakat pipo filtre bana göre iyi bir filtre işlemi yapamaz. Buna karşı çıkanlar da olabilir, sen kullanmasını bilmiyorsun diyenlerde. Ben sump sisteminden şaşmam. Sump sisteminde en önemli konu yavruları sump içine kaçmaktan korumaktır. Ayrıca sump sisteminde kullanılacak kafa motorunun debisinin ayarlanır olması gerekir. Yumurtlama ve yumurta dölleme aramasında su akıntısının minimumda tutulması gerekir. Aksi taktirde yumurtaların döllenmesinde sorun yaşarsınız. Bu nedenle ben Eheim Compact 300 Kafa Motoru kullanıyorum. Bu model Eheim’ın en küçük kafa motoru modelidir ve debisi 150 – 300 lt/h arasında ayarlanabilir.
Özellikleri
Su debisi : 150-300 l/h
Max. su basma yüksekliği : 0,5 m
Güç sarfiyatı : 5 W, 240 V, 50 Hz
Bu motoru kullanmamın nedenlerini saymak istiyorum. Birincisi elektrik sarfiyatı çok az. 5 W hiç harcamıyor neredeyse. İkincisi su basma yüksekliği. Üretim akvaryumu yüksekliği 50 cm olduğu için ideal. Üçüncüsü su debisi ayarı. Maksimumda 300 lt/h rahat yetiyor. Yumurtlama aşamasında en kısığa alıyorum. 150 lt/h. Bu sayede çok fazla su hareketliliği olmuyor ve yumurtaların döllenmesini etkilemiyor. Son olarak da çok sessiz bir motor. Su içinde çalıştığını duymuyorsunuz. Daha ne isterim bir motordan.
Gelelim sumplu akvaryumunda yavru kaçma sorununa. Bu sorunun çözümünü şu şekilde buldum.
Suyun sump’a dönüş deliklerinin önüne küçük bir kule yaptım. Pleksiglası işlemesi kolay olduğu için bu hiç zor olmadı.
Daha sonra hazırladığım mavi süngeri bu küçük kulenin içine yerleştirdim. Sünger kuleden yüksek olmalı buna dikkat edin. Yavrular çok küçük olduklarından bu süngerin deliklerine takılabiliyorlar. Bu nedenle ilk 2 hafta da süngerin üzerini en ince delikli olan beyaz tülle kapladım. Bu sayede tüle takılan yavruyu daha rahat görebiliyorum. Elbette bir iki zaiyat verdim ama genellikle tüle takılan yavrulara bir kaç saat bir şey olmuyor. Bu da onları kurtarmam için bana yetti. Tül çok ince olduğu için yemlerden çabuk tıkanıyor. Bu nedenle her akşam iyice yıkayarak temizliyordum. Sump’a su gidişi zorlaştığı için bir miktar kavaryumda su yükselebiliyor. Bu nedenle deliklerin önüne hazırlanan küçük kulenin yüksekliğini iyi ayarlamak gerekiyor. Ben ilk yaptığında biraz yüksek olmuştu. Daha önce de dediğim gibi pleksiglas kolay işlendiği için yapıştırdıktan sonra bile boyunu rahat kısaltabildim.
Süngerli görünümü yukarıdaki resimdeki gibi oldu. Yavru varken ilk 15 gün boyunca kafa motorunu kısık da çalıştırdım. 150 lt/h. Her akşam dip çekimi yaparak 1/4 su tazeledim. Değiştirdiğim suyun özellikle sıcaklığını çok dikkat ettim. Ayni sıcaklıkta olmalara şart. Akvaryumun son durumu aşağıdaki gibi.
Bu ebatlarda akvaryum için 100 Watlık ısıtıcı yeterli oluyor. Fakat sizlere tavsiyem hangi marka olursa olsun ısıtıcının termostatına güvenmeyin. Akvaryuma mutlaka ayrıca bir derece koyun. Sıcaklık değişimlerinden anaçlar etkilenmeyebilir ama yavrular bu konuda çok hassaslar.
Umarım bu bilgiler sizlere yeterli olur. Yinede anlaşılmayan ya da sormak istediğiniz yerler varsa sorularınızı iletebilirsiniz.